Eylül ayı biraz yoğun geçiyor sanki. Üst üste etkinlikler, planlar, görüştüğüm insan sayısındaki artış ve farklılık, aldığım güzel haberler…
Bir buçuk sene bitti, ikinci senemi dolduruyorum Hamburg’da. “Zaman ne kadar da çabuk geçiyor?” diye kilişe bir soru vardı değil mi? Yaşlandığımız için kendimize üzülüyoruz ama bizimle beraber yaşlanan, sevdiğimiz kişileri de kendi hayat telaşımız içerisinde unutup gidiyormuşuz gibi geliyor bazen. Kendi kendime düşünüyorum mesela… 12 yaşında bir köpeğim var. O Sakarya’da, ben ise kilometrelerce uzakta kendi hayat telaşımın derdindeyim ama bir yandan da onunla geçiremediğim günlerin acısını çekiyorum. Doğru olan ne peki? Kendimi suçlamam yanlış mı? Kendi iyiliğimi düşündüğüm için bencil miyim?
Yine bir Cuma akşamı, kulaklıklarım takılı ve müzik dinliyorum ama içimde de bi eksiklik var. Özlediğim çok şey var. Yapmak istediğim de çok şey var. Biraz duygusalım bu akşam. Belki bu yüzden yoğun olmayı çok seviyorum çünkü düşünmeye vaktim kalmıyor. Sonrasında yalnız kaldığım ilk anda beynime düşünceler üşüşüyor ve kendimi yazarken ya da ağlarken buluyorum. Kendimi, hayatımı, yaptıklarımı eleştirmeye başlıyorum.
Yurt dışına taşınma fikri ailevi açıdan hiçbir zaman bana zor gelmedi. O gurbet düşüncesini hissetmedim. Özlediğim anda çantamı alıp gidebiliyorum, onlar gelebiliyorlar. Burada en zorlandığım konu arkadaşlarımdan uzakta olma düşüncesi benim için. Bir anda herkes bir yana dağıldı. Çünkü buradaki hayatıma baktığımda eksiklik görmüyorum açıkçası. Daha doğrusu kariyer anlamında bir beklentim olmadığı için böyle hissediyorum heralde. Sosyal anlamda yaşamak istediğim hayatı yaşıyorum. Bireysellikse bireysellik. Kendi paramı kazanıp ona göre ayağımı uzatıyorum. Neden yetmiyor?
Ama şöyle bir şey de var ki her geçen gün daha çok bu hayata alıştığımı hissediyorum. Geri dönme fikri çok zor geliyor. Buradaki hayatımı iyisiyle kötüsüyle bu hale ben getirdim sonuç olarak ve bir gün ulaşmak istediğim o yere ulaşacağımı biliyorum. Pes etmedim ve kimsenin de fikirlerimi değiştirmesine izin vermeyeceğim. Ben insanların düşüncelerine bu kadar saygı duyup kimsenin işine karışmıyorken insanların da benim hayatıma karışmasına neden izin vereyim ki…
How I Feel…
September seems to be a bit busy. Events, plans, the increase and difference in the number of people I met, the good news I received…
One and a half years have passed, I am completing my second year in Hamburg. “How quickly does time pass?” There was a cliché question, right? We feel sorry for ourselves for getting old, but sometimes it seems like, we forget the people we love, who grow old with us in our own rush of life. For example, I think to myself… I have a 12-year-old dog. He is in Sakarya, and I am miles away, worrying about my own life, but at the same time, I suffer from the days I could not spend with him. So, what’s right? Is it wrong to blame myself? Am I selfish for looking out for my own well-being?
It’s another Friday evening, I have my headphones on and listen to music, but there is something missing inside me. There are many things I miss. There’s so much I want to do. I’m a little emotional tonight. Maybe that’s why I like being busy so much, because I don’t have time to think. Afterwards, the first moment I am alone, thoughts flood into my brain and I find myself writing or crying. I start to criticize myself, my life, my actions.
The idea of moving abroad has never been difficult for me from a family perspective. I didn’t feel that feeling of homesickness. When I miss it, I can take my bag and leave, they can come. The most difficult issue for me here is the thought of being away from my friends. Suddenly everyone dispersed. Because when I look at my life here, I honestly don’t see any shortcomings. More precisely, I guess I feel this way because I have no expectations in terms of career. I am living the life I want to live socially. Individuality is individuality. I earn my own money and act accordingly. Why isn’t it enough?
But here’s the thing: I feel like I’m getting used to this life more and more every day. The idea of going back is very difficult. As a result, I built my life here, for better or worse, and I know that one day I will reach the place, where I want to be. I didn’t give up and I won’t let anyone to change my mind. Since I respect people’s opinions so much and do not interfere in anyone’s business, why should I allow people to interfere in my life?

Yorum bırakın